
Uzunköprü Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Ali Öner ,Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla 2021 yılının çeltik değerlendirmesini yaptı. Başkan Öner Yağtığı değerlendirmede; Ağustos ayının, özel bir yeri vardır benim için…
Uzunköprü Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Ali Öner ,Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla 2021 yılının çeltik değerlendirmesini yaptı.
Başkan Öner Yağtığı değerlendirmede; Ağustos ayının, özel bir yeri vardır benim için. Önce yaz mevsiminin sonu. Leyleklerin bölgemizden göçü, vb.
Ama daha da önemlisi; mesleğim gereği, çeltik hasadının yaklaşması, verim, kalite ve fiyat ne olur? Gibi. En çok bu günlerde konuşulur. Konumum gereği bana hep bu sorular sorulur.
Ülkemizde ne kadar alanda çeltik üretilir? Ne kadar ürün elde edilir?
Başta ağırlık Marmara ve Karadeniz bölgelerinde olmak üzere; ülkemizde 1000000, 1100000 (birmilyon, birmilyonyüzbin) dekar alanda çeltik üretimi yapılır.
TÜİK raporlarına ve bazı arkadaşlarımıza göre, 900000 (dokuzyüzbin) ton çeltik üretilir. Yani ortalama 800-900 kg/da. Pek yakında TÜİK bu raporu aynen açıklar. Doğru söylemek gerekirse, bunu tahmin etmek çok zor ve erken. Daha neler olur neler.
Bana göre bu çok abartılı bir rakam. Mümkün değil. TÜİK araştırma yapmaz. Verilen rakamlar rapor eder, resmileştirir. Ama bizim arkadaşlarımızın bunu yapmasına anlam veremiyorum. Kimisi sadece bulunduğu bölgeyi, kimisi de sadece kendi üretim miktarını göz önünde bulundurarak, atar tutar. Başta TMO yetkilileri, bu rakamları üreticilerin ağızından duymak isterler. Neden? Üretim miktarı arttıkça, maliyet düşer. Bakanlıkta bunu göz önünde bulundurarak ürün fiyatını açıklar. Arkadaşlarımıza neden verimleri yüksek gösteriyorsunuz, gerçek ne ise onu söyleyin! Dediğimizde; “bankalardan kredi talep ediyoruz, fazla söylersek, kredi miktarı artıyor” diyorlar. Bazıları da kendi üretimi fazla gösteriyor. Buda bir hastalık.
Bana göre, ülkemizdeki üretim, 600000-650000 (altıyüzbin, altıyüzellibin) ton civarındadır. Zaten onların dediği gibi olsaydı, pirinç ithalatına gerek kalmazdı. Daha erken, ama bana sorulursa; bu yıl geçen yıl kadarda üretim olmayabilir. Durum çok iyi değil.
Bu yılki maliyet nedir?
Bu yılki maliyet, geçen yılın çok çok üzerinde olacaktır. Gübre fiyatlar %80-100, elektirik %60, mazot ve tarım ilaçlarında bunlara yakın arttı. Verimde biraz kısa olursa çeltik maliyetleri en az%50 artar.
Sezonda çeltik fiyatları ne olur?
Eğer yetkililer bu maliyet farklarını görür de, buna göre özel bir fiyat politikası izlerlerseler, birşeyler olur. Alışageldiği gibi, TÜİK’e göre yıllık enflasyon göz önünde bulundurularak fiyat verilirse, üreticinin işi çok zor olur. Borçlarını ödeyemezler, icra memurlarına çok iş düşer.
Fiyatları başka neler etkiler?
Bir kere bir önceki yıldan ürün kalmaması lazım. Sanayicinin morali düzgün olması lazım. Kredi faizlerinin düşük olması lazım. Üretici ve sanayicinin devlet yetkililerine güvenmesi lazım.
Geçen yıldan üreticinin ve sanayicinin elinde çok ürün var.
Peki neden bu ürünler tüketilmedi?
2020 sezonu piyasa iyi fiyatla açıldı. Bu 2021 ocak ayına kadar devam etti. Aslında olması gerekende buydu. Yetkililer fiyatları çok buldu ve şubat ayında, gümrük vergileri sıfırlandı. Dış piyasada fiyatlar, bize göre düşük kaldı ve aşırı miktarda çeltik ve pirinç ithal edildi. Yerli ürün hiç satılmadı gibi. Zaten pandami vardı. Tüketim çok düşüktü. Şubat ayından sonra yerli çeltik fiyatları çok çok düştü. Ama marketlerde pirinç hiç düşmedi, bilakis gün ve gün attı.
Tarımda fiyat politikası nasıl olmalı?
Ürünün hasat dönemindeki fiyat ile, devam eden aylardaki fiyatı ayni olmamalı, hele hele ani fiyat düşüşleri olmamalı! Aylık enflasyon ayarındaki gibi artışlar olmalı. Aksi olursa, tıkanmalar olur. Telafisi mümkün olmayan problemler olur. Mesela geçen yıl uygulana fiyat politikası çok yanlıştı. Detaylarına girmeyelim!
Üretimin morali nasıl ve düşünüyor!
Üretici hiç huzurlu değil ve çok tedirgin. Eğer sezonda fiyatları beğenmezse, bazıları üretimden vazgeçebilir. Edirne, Meriç ilçesinde iki kooperatif, iki yıllığına çeltik üretimini dondurdu bile. Gelecek yıllık genel kurullarda da bu konuyu gündeme getirmeme kararı aldılar. Bazıları da, hasadı bekliyor. Fiyat tatmin etmezse; olağanüstü genel kurul yaparak, üretimi durduracaklarını konuşuyorlar.
Bana sorulursa, fiyat ne olur diye?
Tatmin edici bir fiyat olmaz derim. Sanayicide çok tedirgin. Zaten ellerinde çok mal var. Önce onları eritmek isteyeceklerdir.
TMOnun tutumu ne olur?
TMO “biz alırız” diyeceklerdir. Ama TMOnun alması yetmez. Piyasanın alması da gerekir. TMO alsa alsa 50000-60000 ton ürün alır. Buda üretilenin %10u falan eder. İki gün sonra arkadaşlarımız Bakanlığı ziyaret edeceklermiş. Haberleri duyacağız. Konuşulacakları ben şimdiden tahmıin edebiliyorum. Bekleyip göreceğiz.
Bu arada şunuda söylemeden geçemeyeceğim. Sayın eski Bakanımız Mehmet Mehdi Eker, TMO genel müdürümüz İsmail Kemaloğlu ve ekibi zamanında, yılda bir iki defa toplanırdık. Bizler Ankara’ya gider, onlar bölgemize gelir, konuları enine boyuna tartışırdık. Sayın bakanımızla bir iki defa problemlerimizi konuştuk. Derhal halletmişti. Yeterki bize inansın. Derhal hallederdi. “Kendilerine minnettarız” demeden edemeyeceğim.
Pirinç kime ucuz, kime pahalı?
Asgari ücretliye, memura, dar gelirliye ve işsiz olanlara tabiki pahalı. Kime ucuz zengine ucuz. Yani ne üreten nede tüketen memnun. Birileri bunun sorumlusu olmalı. Allah hepimizin yardımcısı olsun!
Şimdilik hoşça kalın!


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)