Köşe Yazarlarımız Okuma Sayısı: 604

KRUGER SENDROMLU UZAY GEYİKÇİLERİNE

Dunning Kruger Etkisi yada Sendromu diye bir şey var. Kabaca; her haltı bildiğini zanneden insanların bilgiyi ve eğitimi aşağılama eğilimlerini ifade ediyor. Yaklaşık 20 yıl önce sosyal psikolojiye kazandırılmış bu..

KRUGER SENDROMLU UZAY GEYİKÇİLERİNE

Dunning Kruger Etkisi yada Sendromu diye bir şey var. Kabaca; her haltı bildiğini zanneden insanların bilgiyi ve eğitimi aşağılama eğilimlerini ifade ediyor. Yaklaşık 20 yıl önce sosyal psikolojiye kazandırılmış bu sendrom kendimi bildim bileli bu ülkede yaşanan bir psikolojik araz maalesef.

Şöyle ki; açıklanan bir hedef, vizyon yada icraat planlaması fikren beğenmediğiniz bir kişi yada kurum geliyorsa; bıraktım ağzıyla kuş tutmasını, her tür bilimsel disipline uygun  matematiksel sağlaması bu Kruger Sendromu yaşayanların önüne dahi konulsa fayda sağlamaz. Einstein mezarından kalkıp anlatsa ikna edemez. Çünkü iflah olmaz saplantıdadırlar.

Bu saplantıyı en derinden yaşayanlar her daim içimizdeler ve mevzu siyasal bir ego olduğunda anında görürsünüz bu nevrotik kişileri. Beğenmedikleri bir hedefi reddetmek adına hemen Türkiye’yi küçümsemeleri ortak noktalarıdır. Bu tedavi gerektiren insanlara göre Türk insanı aptaldır, cahildir, fakirdir, bağnazdır. Hiçbir şey yapamaz. Ve insanlar layık oldukları gibi yönetilir yaklaşımıyla devlet te böyledir. Türkiye gelişemez hatta çağdaş dünyayla eşit kalkınmışlık düzlemine gelemez. Her tür çaba komiktir bu kitleye göre. Gelişmişliğin düşünülmesini bile hakir görürler.

Örneğin CB Erdoğan 10 Şubat 2021’de “Milli Uzay Programını” açıkladı ya; bu Kruger Sendromunu yaşayanlar “entelektüel!!” sıfatlarını hemen gösterdiler! Klasik aşağılık kompleksleriyle bezenmiş dalga geçmeler; burun bükmeler. Gerekçe? “Türkiye Yapamaz..mış..Halk etmiyor..muş..Hikaye imiş…Palavraymış…mışta mış.. Her zamanki gibi Türkiyeyi, Türk insanını hakir gören uslup. Zannedersinki zaatalileri uzay bilimlerini yada bununla alakalı iktisadi trendleri en iyi bilenler..

Aslında sebep çok net. Onlarca yıldır alıştığımız ve tiksindiğimiz minvalde. Erdoğan içinde değişen bir şey yok. Bu “Uzay Programını” o açıklamasaydı da kendi ideolojik liderleri açıklasaydı aynı şekilde aşağılarmıydınız acaba? Hiç sanmam. Evet ben de kızıyorum, oy vermiyorum ama iş milli çıkarlar olunca benim için 4.000 yıllık Devlet Aklı geçerli. Kişiler yada siyasetleri gelip geçici. Onu da geçtim. Adama kızıyorsunuz ama resmen milleti küçük görüyorsunuz. Ayıptır yahu!

Oysaki Erdoğan yada AKP hükümeti zamanında yazıldı demeyip; şu Uzay Programı çalışmasını obkektif bir gözle okuyabilseydiniz ne kadar güzel şeyler görecektiniz. Mesela “ TC’nin uzay çalışmaları aslında 1985 te başladı. Biz sadece geliştirdik” cümlesinden itibaren başlayın okumaya. Sonra Atatürk’ün eğitim için yurt dışına gönderdiği ilk Türk mühendisi Arsev Eraslan’ın Appollo 11 için yazdığı yazılım programı ve görevdeki etkin katkılarının astronot ekibinin Anıtkabir ziyaretinde etkili olduğunu okuyun; hemde en muhalif yerlerde. Daha da eskiye gidin isterseniz. Türk gök bilimcileri Fergani, Biruni, Ali Kuşçu, Cezeri, Takiyuddin Mirim Çelebi gibi isimlerin yaptığı çalışmalar olmasaydı o çok takdir edip ulaşılmaz zannettiğiniz Avrupa’lıların, Amerika’lıların uzay bilimleri neden asla olamayacaktı iyice bir kavrayın mesela..Yani anlayınki, Türk Uzay Programı ne Erdoğan’ın nede AK Parti’sinin geyiği. %100 Türk realitesi.

Tekrar dönün şimdi “Milli”Uzay Programına. Avrupa ve Hindistan Uzay Ajanslarının; çok az sayıda gelişmiş ülkenin sahip olduğu 2015 yılında açılan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezimiz, 2019’da açılan Türkiye’nin ilk parçacık radyasyonu test altyapısı olan ODTÜ Saçılmalı Demet Hattı ve aynı yıl Roketsan’ın 100% Türk yazılım ve mühendisliğiyle uzaya yolladığı roketlerin teknolojilerinden faydalanmak için ortaklık protokolü için sıraya girdiğini ama NASA’nın tüm uzay çalışmalarını yürüten Elon   Mask’ın bu işbirliğine ikna etmek için Spacex firmasının Türkiye’de yatırım yapma taahhüdünü bizzat 2 kez Türkiye’ye gelerek verdiğini bir zahmet öğrenin.

İkna olmadınız ve şimdide “peki uzaya gitmek ne işimize yarayacakmı?” diyorsunuz. Yanıt açık: “PARA”! Yeni nesil küresel iktisat sisteminin temel başlıklarından birisinin tüm sektörlerin quantum nanomekaniğiyle çalışan yapay zeka otomasyonlarıyla dijitalize edilmesi ve bu bağlamda bağımsız olabilmenin tek yolunun milli uzay bilimlerine hakim olup uzayda yer alma şartına bağlı olduğunu birazcıkta olsa anlayabiliyorsanız zaten PARA ile alakasınıda hemen kavrayabilecektir aklınız; Kruger saplantınız olmasına rağmen. Velasılı alay edeceksiniz yada küçük göreceksiniz ideolojik ve siyasal arazlarınızla dalga geçin, onları küçük görün; milli hedeflerle yada Türk Milletiyle değil!

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL