Köşe Yazarlarımız Okuma Sayısı: 532

İÇİMİ ACITAN ESAS ŞEY

Her ne kadar Post-Covid olarak kerameti lakabında saklı olan 2021 yılının sert geçeceğini bilseniz ve hatta yeni küresel düzene hazırlıklı olsanız dahi “küçük” bazı meselelerin hala çözülememiş olmaları içinizi acıtıyor..

İÇİMİ ACITAN ESAS ŞEY

Her ne kadar Post-Covid olarak kerameti lakabında saklı olan 2021 yılının sert geçeceğini bilseniz ve hatta yeni küresel düzene hazırlıklı olsanız dahi “küçük” bazı meselelerin hala çözülememiş olmaları içinizi acıtıyor ne yazıkki. Mesela:

+ Osmanlı’nın Avrupa kıtasında ki ilk şehri olmasına rağmen hala daha buraya ilçeyi de geçtik mezra muamelesi yapanlar. Öyle görenler. Öyle olmasını isteyenler..

+ Bu kadim şehre adını veren tarihi köprünün göz göre yıkılmasını bir kenara koyduk koskoca bakanın gelip insanımıza kocaman bir balondan ibaret restorasyon tarihi sözünü vermesi..

+ Yıllardır restore edeceğiz diyerek kandırılan 6 asırlık köprünün hepimizi mahçup eden küskünlüğü dururken; onunla aynı jenerasyondaki Muradiye Camii’nin acımasız ellerce tamir edilmeye çalışılırken taşlarının yerinden sökülmesi…

+ Can çekişen tarihi köprü ve herkesin en azından bir yakınını ibadete uğurladığı yada 1 kez dahi olsa namaz kıldığı büyük camiye bizide unutmasınlar diye yalvaran enkaz halindeki 11 çeşmemize ne demeli?..

+ Ergene Nehrinin artık fiilen öldüğünü ve devletin sessiz bir yenilgi kabulünde olduğunu kabul ettik etmesine ama her yoğun yağmurda yatağından taşan suların şehrin içine kadar getirdiği zehirli suları görmek zorunda kalmak!..

+ Uzunköprü şehrinin tekrar kent havasına bürünmesinin tek yolu olan Karma Organize Sanayi Bölgesi projesinde UTSO’nun sadece ben bilirim edası yüzünden Kavacık yerleşimcilerinin çevre kaygılarını sürklase edememesi ve bu insanların güçlü direnişine karşı yenilmesi?  OSB heyetine siyasal olarak dahil olan Il Genel Meclisi’nin Keşan’daki 2. OSB için var gücüyle çalışırken Uzunköprü’deki için kılını bile kımıldatmaması? Üst üste yapılan PR hataları sonucunda OSB’nin artık ihracat merkezli gerçek fabrika kümelenmesi yerine göz göre şehrin 2. Sanayi sitesi olma yolunda olması?..

+ Çakmak Barajının bölgesine 1 fayda sağlama amacı taşırken 9 faydanın yer altı haznesini Istanbul bandına taşıyacağının hala anlaşılamamış olmasına rağmen milyonlarca lira harcanan baraj iskeletinin resmen çökmeye başlaması…

+ Geleneksel dallık mesire yeri namıyla şiar Bülbül Korusu, Trakya’nın en büyük botanik çevre parkı olma potansiyeli taşımasına rağmen bunu göremeyenlerin ceviz ekme niyetiyle kiralamak isteyenlere karşı kaybolan eşeği elbirliğiyle bulacağız fıkrası anlatmaları..

+ Trakya’nın Bodrum’u olarak bilinen Erikli sahilinin artık fiilen hazineye ait olduğu kararı verilmesine ve bu karar sadece Erikli değil tüm Saros Körfezi yerleşimleri için emsal teşkil edeceği gerçeği ortada olmasına rağmen; daha da vahimi bu sonuc Keşan Belediyesinin teknik olarak iflası anlamına geleceği riskine rağmen toplumun olayı hala daha Namık Kemal fıkrası gibi algılaması..

+ Bölge sermayesinin yoğunlaştığı Edirne merkez ilçenin pandemiden kaynaklı olarak Bulgaristan ve öğrenci “müşterilerini” resmen kaybetmiş olmasının, sermaye yoğunluğunu tarumar edeceği ve bunun domino etkisiyle tüm ilçe ekonomilerini sarsacağı riskinin dikkate alınmaması..

…………………

Yok aslında bu yazdığım 3-5 şey değil benim içimi acıtan.

Seçilmiş ve atanmışların tüm bu meseleler küçük birer kar topu iken müdahil olmamaları ve bu liyakatsiz ekabiriyetin çığ halindeyken çözebilme kabiliyetlerinin hiç olmadığını toplumumuzun görmek istememesi esas içimi acıtan. Sadece Uzunköprü’de değil üstelik. Artık tüm Edirne vilayeti çığ riskiyle karşı karşıya. Oysaki biraz yüzümüze soğuk su çalsak uyanacağız bu “siyasal” gafletten..

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL