Köşe Yazarlarımız Okuma Sayısı: 362

ERSİN ERTÜRK YAZDI:REJİMİ HEP BERABER DEĞİŞTİRDİK, HEP BERABER YENİDEN KURMALIYIZ

16 Nisan 2017 halkoylamasıyla parlamenter sistemini kendi ellerimizle yok ederek yerine getirdiğimiz etkisiz meclis ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, ülkenin kurumlarını ve bürokratlarını tek adam gücünün bir parçası haline getirmiştir. Bu..

ERSİN ERTÜRK YAZDI:REJİMİ HEP BERABER DEĞİŞTİRDİK, HEP BERABER YENİDEN KURMALIYIZ

16 Nisan 2017 halkoylamasıyla parlamenter sistemini kendi ellerimizle yok ederek yerine getirdiğimiz etkisiz meclis ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, ülkenin kurumlarını ve bürokratlarını tek adam gücünün bir parçası haline getirmiştir.

Bu yetkiler yetmemiş ki, AKP iktidarı 1921 Anayasa modelinin örnek alınmasını önermektedir, çünkü 1921 Anayasa rejimi:

“Güçler birliği”, ‘’yerinden yönetim’’ ve ‘’devletin dini İslam’dır’’ diye tanımlar. İşte bu da Milli Görüşçüler ve 2. Cumhuriyetçilerin 2023 hedeflerini tanımlar. Onun içinde 2023 seçimleri tarihi bir önem taşımaktadır.

Artık iktidar olmanın yolu parlamentodan değil, Cumhurbaşkanı seçtirebilmekten geçmektedir. Cumhurbaşkanı seçilebilmenin yolu da ittifaklardan, ittifakların yolu da parlamenter siteme dönüş veya tek adam yönetimine devam anlayışından geçmektedir.

Bu arayışta partilerin siyaset yapma olanağını kısıtlamış ve kadro partiler haline dönüşerek genel başkanların tercihleriyle yönetilir duruma düşürmüştür. Bu durumdan en fazla etkilenense sosyal demokrasiyi savunan CHP olmuştur.

Bu süreçte, CHP farklı siyasi anlayışlarla ittifak arayışları içine girerken kendi içindeyse farklı görüşlerin ifade ve örgütlenme özgürlüğünü yok sayarak genel başkan tercihleriyle yönetilen, bir kadro partisi haline dönüştürülmüştür.

Eğer sosyal demokrasilerde partiler muhalefeti engellenerek örgüt seçimlerini yapıyorsa, o partide çoğunluğun tiranlığı söz konusudur ki buna da ‘’seçimli despotizm’’ denir.

CHP son örgüt seçimlerinde ‘’tek aday’’dayatmasıyla, üyelerin aday olma özgürlüğünü her türlü baskı ve tehditlerle engelleyerek seçimli despotizmin en güzel örneğini vermiştir.

Sonuç olarak, ülke ne kadar demokrasiden uzaklaşıyorsa CHP’de parti içi demokrasiden o kadar uzaklaşmaktadır.

AKP iktidarı, dış politika anlayışı, ekonomik kriz ve siyasal belirsizlikle en zor günlerini yaşamaktadır. Bu iklimde CHP ve ittifaklarının iktidar olma umudunu yeşertmektedir, ancak:

İktidar olabilmek için önce toplumsal muhalefeti gerçekleştirebilecek CHP’nin yaratılması gerekmektedir.

CHP, eğer iddia ettiği gibi ülkede demokratik parlamenter sisteminin oluşmasını istiyorsa önce kendi içinde ki bu çelişkiyi gidererek, parti içi demokrasiyi sağlamalı ki iktidar yürüyüşünü başlatabilsin.

Peki, CHP yönetimi bu anlayışını değiştirmezde devam ettirirse?

İşte o zaman partinin asli unsuru üyeler, tüm süreçlerde etkinlik göstererek CHP’ne oy veren seçmenlerle birlikte gönüllük esasına göre yeni bir örgütlenmenin kaynağını oluşturmalıdır.

Bu oluşum hiç beklenmeden harekete geçerek akılcı siyaset anlayışı içinde öze dönme hareketi başlatmalı ve CHP’ni uygar ve çağdaş Türkiye iktidarını yaratacak kadrolarını göreve getirmelidir.

Örgütlenme bu yönde yapmalıdır, yok parti içi demokrasi de engelleniyorsa çözüm demokratik direniştir.

Ülkenin ve CHP’lilerin başka da yolu kalmamıştır.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL