Köşe Yazarlarımız

MÜFİT DEMİRKOL YAZDI:ÇEKİŞME..

Karşıt yaklaşım ya da görüşlerden kaynaklanan uzun süreli anlaşmazlıklara “çekişme” deriz. İçerisinde bulunduğumuz bu günlerde siyasetçilerimiz,bir takım dayanaklar icad ederek, biribirleri ile “çekişme” durumundadırlar.Bir şeyi birbirine karşı çekmek. Silah da..

MÜFİT DEMİRKOL YAZDI:ÇEKİŞME..

Karşıt yaklaşım ya da görüşlerden kaynaklanan uzun süreli anlaşmazlıklara “çekişme” deriz. İçerisinde bulunduğumuz bu günlerde siyasetçilerimiz,bir takım dayanaklar icad ederek, biribirleri ile “çekişme” durumundadırlar.Bir şeyi birbirine karşı çekmek. Silah da olabilir,santaj da..Ağız kavgası etmek ve üstün gelmek için karşılıklı çabalamak, çekişmek demektir.

2025 yılının başlarında, siyasilerimizin, hangi siyasi partiden olurlarsa olsunlar, tümünün, ülkemizin ekonomik ve eğitim problemleri ile çırpınmakta olduğumuz bu günlerde siyasi bir yarış içerilerine girmeleri büyük bir utançtır.

Ülkemizin refahı ve geleceği için yapılacak olan o kadar çok şey varken, siyasilerimizin “seçim” adı ile biribirleri ile savaşmaları, hele bu savaşmaların sonunun “boş” olacağı bilinmekte iken vatandaşımızı kandırma yoluna gitmeleri de bunların ayrı bir sığınma yoludur.

İktidar da olan siyasilerimizin, ülkemiz için açmış oldukları yaralar ortadadır.İnanılmaz bir şatafat içerisinde yaşayarak, eğitimden başlayarak, tüm hak ve özğürlüklerimizi, göz göre göre çiğnemeleri ve vatandaşımızı bir lokma ekmeğe muhtaç etmeleri ülkemizin içerisinde bulunduğu çıkmazların başında gelmektedir.

Tek, yapılması istenen genel seçimlerde kazanç sağlayabilmeleri için,anayasamızın başta değiştirilemez olan ilk dört maddesinin dahi  değiştirilmesi için yurdumuzun senelerdir içerisinde bulunduğu “terör” belasına nerede ise “ortak” olarak kabul edebileceğimiz davranışlar göstermektedirler.

İktidar bu derecede pislikler içerisinde iken, diğer siyasilerimizin ve siyasi partilerimizin de bunlar ile aynı çatı, aynı meclis içerisinde yaşamaları da büyük bir yanlıştır.

Büyük önderimiz, cumhuriyetimizin kurucusu , Gazi Mustafa Kemal hakkında bir takım yalan ve yanlış ithamlarda bulunarak , onun bizlere emanet etmiş olduğu bu ülkeyi kendi görüş ve kendi rant beklentileri ile idare edebilmek amacı içerisinde olan iktidar, diğer siyasilerimiz ve  partilerimiz ile “ÇEKİŞME” durumundadırlar.

Siyasi kayıtsızlığa neden olan durumlardan birisi ideolojik farksızlaşma sonucu seçmen tarafında tüm partilerin birbirinin aynısı gibi algılanmasıdır.

İnsanlık tarihi boyunca var olan siyasi saf değiştirme olgusuna kimi toplumlarda ve dönemlerde daha fazla rastlanmaktadır. Bu durumun en önemli nedenlerinden birisi (yalnızca Türkiye’de değil) tüm Dünya’da yaşanan ideolojik farksızlaşma ve siyasi görüşlerin bulanıklaşmasıdır. Çünkü bir zamanlar Dünya’da siyaset sahnesi üzerinde çok önemli rol oynayan ve kesin çizgileri olan ideolojiler, çeşitli etmenlerin ortaya çıkışıyla birlikte önemini yitirmeye başlamışlardır. Bunun sonucunda ise siyasi akımlar ve ideolojik bakış açıları daha esnek ve geçişken bir yapıya bürünmüşlerdir. Bu durumun toplumsal hayata olumlu yansımaları olduğu gibi olumsuz yönleri de açıkça kendisini ortaya koymaktadır.

Katı ideolojik düşünceleri terk etmek demokrasiyi güçlendirebilmektedir. Örneğin sanki bir futbol takımını destekler gibi fanatik (tutucu) bir yaklaşımla belirli bir ideolojinin savunucusu olmak veya bir partinin mensubiyetini kayıtsız şartsız kabul etmek yerine eleştirel yaklaşımlar sergileyip, daha iyi hizmet edeceği düşünülen partileri oy verme mantığı ideolojik katılığı terk etmenin en olumlu dışavurumudur.               Böylece değişik zamanlarda (hatta kısa sayılabilecek dönemler içerisinde) politik yelpazenin farklı yerlerinden farklı partiler iktidara gelebilmektedir.

Biribirlerinin “çukurlarını kazmak” asla demokratik rejimlerde uygulanabilecek davranışlar değildir, ve bu şekilde ki davranışların tek zarar edecek olanı ise  ne yazıktır ki milletimiz olacaktır.

 

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL