
Edirne Mal müdürlüğünün 1997 senesinde Keşan Kadastro Mahkemesine açtığı davanın kabulüne istinaden 2010 senesinde mağdurların Yargıtay 16.daireye yapmış olduğu itiraz aradan geçen 15 yıl sonra Yargıtay 8.daire tarafından da kesin..
Edirne Mal müdürlüğünün 1997 senesinde Keşan Kadastro Mahkemesine açtığı davanın kabulüne istinaden 2010 senesinde mağdurların Yargıtay 16.daireye yapmış olduğu itiraz aradan geçen 15 yıl sonra Yargıtay 8.daire tarafından da kesin olarak onandı.
Yargıtay 8.dairenin 2025/4776 kararı gereğince; “09.10.1964 tarihinde idari işlemle Keşan Belediyesi adına tapuya tescil edilen 30 sıra numaralı tapu kaydına dayalı olarak 87 Hektar 5.000 metrekare yüzölçümdeki plaj arsası cinsindeki dava konusu taşınmazın ve bu taşınmazdan oluşan ifrazla oluşturulan TÜM TAPU KAYITLARININ İPTALİ’ne kesin olarak karar verilmiş oldu.
İlgili mahkemelerin vermiş olduğu kararda içinde çok sayıda milletvekili, bürokrat ve iş insanının sahibi olduğu yaklaşık 462 parsel numarasının adı varken 87 hektar 5.000 m2 içindeki tüm tapu kayıtlarının iptali cümlesinin yer alması yıllardır Saros’un Bodrum’u olarak kabul edilen Erikli sakinlerinin aklını karıştırmaya devam ederken; son aylarda bir araya gelen 50 kişilik bir platformun kendilerince bağımsız hareket etmesi ve Keşan Belediyesinin samimiyetsiz görülen yaklaşımı zaten yıllardır; belediyedenin açmış olduğu arsa ihalesiyle mülk sahibi olanlar ve çevre köylüsünden tarla olarak satın alıp belediyeden imar ruhsatı alanlar; elinde hiç tapusu olmadığı halde her tür belediye ve kurumsal hizmetten yasal çerçevede faydalananlar ile bu davanın görülmeye başlanmasından sonra yasallığı tartışılır biçimde tapu sahibi olanlar arasındaki fikir ayrılıklarını daha da tetikliyor.
Bununla beraber ister 462 bina isterse tüm Erikli sahilindekiler olsun ortak soru işaretiyse bundan sonra ki sürecte yıkımmı yoksa defaten ecri misil gibi bir uygulama olup olmayacağı noktasında. Yıkım halinde devlete milyarlarca liralık bir yıkım maliyetinin yanısıra binlerce tonluk hafriyat atığının yaratacağı çevresel facianın etkileri ise herkes için bir endişe konusu. Meseleye siyasal olarak bakanlar ise Erikli sahilinin birilerine peşkeş çekileceğini iddia ediyorlar.
Konu hakkında görüşüne başvurduğumuz hukukçular; kararın anayasada altı önemle çizilen mülkiyet hakkına toplu gasp olduğu görüşünde birleşerek davanın daha güçlü argümanlarla tekrardan görülmesi için mahkemeye geri gönderilmesinden başka bir seçenek olmadığını¸aksi takdirde Yargıtay’ın onama kararının tüm Saros Sahilleri başta olmak üzere tüm Türkiye için emsal karar olma tehlikesi de taşıdığı yorumlarında bulundular.


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)