
30 Ekim tarihinde yayınlanan CASUS başlıklı yazımda İmamoğlu ve Dr.Yanardağ bağlamındaki suçlamalara dair görüşlerimi ilgili kanun maddelerini de vererek belirtmiş ve günümüzün casusluk anlayışının dünden bu güne Adan Z’ye değişiklik..
30 Ekim tarihinde yayınlanan CASUS başlıklı yazımda İmamoğlu ve Dr.Yanardağ bağlamındaki suçlamalara dair görüşlerimi ilgili kanun maddelerini de vererek belirtmiş ve günümüzün casusluk anlayışının dünden bu güne Adan Z’ye değişiklik gösterdiğinin altını çizmiştim. Bu yazımda size farkında olmadan da olsa hepinizin doğal bir casusu olduğunuz IN-Q-TEL isimli küresel bir istihbarat/teknolojileri yatırım firmasından bahsedeceğim.
Malumunuz üzere dünyanın ilk bilgisayarı ENIAC’ın çalışmalarına Amerikan Ordusunun talimatıyla gizlice 1941 de başlandı ve Pensilvanya Üniversitesince 1947 senesinde üretildi. 167m2 alana ancak sığabilen bu ilk PC tam 30 tondu. Amac kabaca, askeri silahlara ait verilerin hesaplanmasıydı. Hatta atom bombasının matematiksel hesaplamaları onun sayesinde yapılabilmişti. Öyle çok işe yaradı ki, II. Dünya savaşı bitince rafa kaldırılmak yerine “QUANTUM FİZİĞİNİN” sebep-sonuç ilişkisi haline getirilerek dünyada yaşayan herkesin vazgeçilmez oyuncağı hedefine doğru inanılmaz bir gelişme kaydetti. Önceleri bir PENTAGON vizyonu olan bilgisayar CIA’in devreye girmesiyle Amerikan Emperyalizminin en büyük vizyonu olan QUANTUM KIYAMETİNİ KONTROL ETMEK amacının en değerli silahi haline getirildi. Öyleki, 1969 yılında dünyanın ilk internet ağı olan ARPANET projesi, Windows öncesi ilk programlama dili olan FORTRAN ve binlerce veriyi 167 m2 lik bir makinadan nanomilimetreden bile küçük silikon maddeye sığdırılmasının temelini oluşturan INTEL 4004 isimli ilk mikro işlemci çipin arkasında gördüğünüz tüm çalışmaların ardında CIA yer alıyor. Haliyle ne akıllı çocuklar ki trilyon dolarlık sanal dünya programlarını kurmuş dediğiniz Facebooklar, Whatsapplar vs hepsi varlığını CIAI/IN-Q-TEL’e borçlu.
Pandemi sürecinin dünya hafızasına bıraktığı en önemli katastroplardan birisinin küresel çip krizi olduğunu hatırlarsınız. Günümüzde kulandığınız her şey yani üretilen her metanın baş kahramanı bu çip denilen şeyin patronu da işte CIA’in IN-Q-TEL isimli yatırım şirketi. Hatta, SIHA, Togg, şu bu üretiyoruz, kendi milli iletişim programımızı, uydumuzu falan yapıyoruz diyorsunuzya, INQTEL olmasa hepsi teneke hurdası. Dolayısıyla endüstriyel üretim, konuşma, veri işleme, bilgisayar, cep telefonu, internet vesaire hepsi eşittir çip ise onun da arkasındaki patron CIA’in IN-Q-TEL fiması. Çok beğendiğiniz şaklaban Musk’ın Tesla vb şirketleri gibi..
Yukarıda yazdımya, Amerikan Emperyalizminin en büyük vizyonu olan QUANTUM KIYAMETİNİ KONTROL ETMEK hedefi için kurulan bir firma bu firma. Teknoloji de bunlarda, ar-ge yada fiili üretim için gereken para da. Bu hedef için aşılması gereken en önemli engel verilerin aktarım hızı ve depolanma kapasitesi. Bunun çözümü de özetle LITOGRAFI denilen bir teknolojide saklı. IN-Q TEL firması bu alanda çalışan tüm şirketlere destek veriyor. Örneğin en son Belçika Leuvendeki I-MEC labratuarinin geliştirdiği nanoic ARGE projesine 21 Mayıs 2024 te 2,5 milyar Euro yatırdı. Proje insan saçının 1 milyonda biri kalınlığında özel bir maddeye izleme, dinleme, konuşma, vb her tür iletişim gücünü verecek. Bu; toz zerresinden bile küçük bir aparat IN-Q-TEL in Virjinya’da bulunun aklınıza gelen gelemen tüm bilgilerin toplanıp işlendiği merkezine salisenin 10 da biri bir hızla ileteceği anlamı taşıyor. INQTEL’i bilenler bunu zaten şimdide yapmıyormu diye sorabilir. Fark şu ki an itibarıyla cep telefonları vb içindeki mecburi chiplerle yapıyor ya, o gün elbisenize konan 1 toz zerresi bile yetecek.
Şuraya kadar diyeceğim şu ki; eğer hala James Bond vari casusluktan bahsediyorsanız taş devrinden kalmışsınız demektir. Daha ironik olansa şu TC’i dahilinde devletinden tutunda vatandaşına kadar herkes bilmeyerek INQTEL adına çalışan yazılım ve bilgi teknolojileri firmalarının doğal casusu durumunda. Trajikomiktir ki CIA adına INQTEL’in CEO’luğunu yapan ve daha da ilginci gelmiş geçmiş en büyük zihin manuplatoru olan Edward Louis Bernays’ten sonraki manuplator dehası olan
Steve Bowsher denen sözde melek yatırımcı zat, milli ulusal güvenliğimizin tüm ekabirleriyle can ciğer kuzu sarması. Benzetmek gibi olmasın ama Fettullah Gülen ve Rıza Zarrap gibi utanmasalar bu manuplator casus yatırımcısına madalya verecekler.O halde buyurun siz söyleyin esas casus kim şimdi?


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)