Köşe Yazarlarımız

SELİM BEKAR YAZDI:MAZBATA YOK, KOLTUK VAR; ÇÖP VAR, AÇIKLAMA VAR!

Sevgili okurlarım, CHP Edirne’de seçilmişlerin yerine atanmışlar getiriliyor. Örgütün oylarıyla göreve gelen İl Başkanı Yücel Balkanlı görevden alınıyor, yerine Özlem Becan atanıyor. Peki, Özlem Becan’ın CHP Edirne örgütünden aldığı bir..

SELİM BEKAR YAZDI:MAZBATA YOK, KOLTUK VAR; ÇÖP VAR, AÇIKLAMA VAR!

Sevgili okurlarım,

CHP Edirne’de seçilmişlerin yerine atanmışlar getiriliyor.

Örgütün oylarıyla göreve gelen İl Başkanı Yücel Balkanlı görevden alınıyor, yerine Özlem Becan atanıyor.

Peki, Özlem Becan’ın CHP Edirne örgütünden aldığı bir il başkanlığı mazbatası var mı?

Yok!

Kendisini atayan yönetimin güncel kurultay iradesine dayanan bir mazbatası var mı?

O da yok!

Ama koltuk var, makam var, teşekkür açıklaması var.

Uzunköprü’de belediye başkanlığını kaybeden, desteklediği listenin mahalle delege seçimlerinde ağır yenilgi aldığı Özlem Becan, seçilmiş bir il başkanının yerine yapılan atamayı “seve seve” kabul ediyor.

Demek ki sandıktan çıkamayınca çare, Ankara’dan gelen atama yazısında aranıyormuş!

Becan açıklamasında örgüt kültüründen, ortak akıldan, dayanışmadan ve birlikte mücadeleden söz ediyor.

Hangi örgüt kültürü?

Örgütün seçtiği il başkanını görevden alıp koltuğuna oturmanın adı örgüt kültürü müdür?

Hangi dayanışma?

Yol arkadaşınız görevden alınırken boşalan koltuğu kabul etmek dayanışma mıdır?

Kâğıda güzel cümleler yazmak kolaydır. Asıl mesele, o cümlelerin arkasında durabilmektir.

Gerçekten demokrasiye ve örgüt iradesine inanılıyorsa yapılması gereken belliydi:

“Seçilmiş yöneticilerin görevden alınmasını kabul etmiyorum” demek.

Ancak görünen o ki seçilmişlere destek vermek yerine atama yazısına sarılmak tercih edildi.

CHP, Türkiye’de seçilmişlerin hakkını savunacaksa önce kendi seçilmiş yöneticilerine sahip çıkmalıdır.

Aksi hâlde vatandaş doğal olarak sorar:

“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?”

Makam verilebilir.

Kapının tabelası değiştirilebilir.

Koltuğa atamayla oturulabilir.

Ama siyasi meşruiyet Ankara’dan gönderilen bir yazıyla kazanılmaz.

Mazbata yoksa koltuk vardır, örgütün iradesi yoktur.

ÇÖP VAR, FOTOĞRAF VAR, VİDEO VAR!

Sevgili okurlarım,

17 Temmuz Cuma günü Salarlı Köyü’nde yaşayan bir vatandaşımız sosyal medya üzerinden bana ulaştı.

“Selim Bey, bir aydır köyümüzden çöpler alınmıyor. Havaların sıcak olduğu bu dönemde biriken çöpler kötü kokuya ve çevre kirliliğine neden oluyor. Sesimizi duyurun” dedi.

Ben de kendisine Salarlı Köyü’nün belediye sınırları içerisinde olmadığını, köylerdeki hizmetlerin Uzunköprü Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından yürütüldüğünü söyledim.

Vatandaşımız ise açıkça şunu söyledi:

“Başkana söyleyemiyorsanız kime söylüyorsanız söyleyin. Fotoğrafları ve videoyu gönderiyorum. Siz halkın sesisiniz, yetkililerin görmesini sağlayın.”

Biz de Hür Gazete olarak vatandaşın iddiasını, gönderdiği fotoğraf ve videolarla birlikte haberleştirdik.

Haberimizin ardından Uzunköprü Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından bir açıklama yayımlandı.

Birlik Müdürü Ali Şimşek imzalı açıklamada, haberimizin “gerçeği yansıtmadığı”, “kamuoyunu yanıltıcı olduğu” ve kurumun itibarını zedelediği öne sürüldü.

Sayın Müdürüm,

Hür Gazete neyi uydurdu?

Vatandaş yok mu?

Var!

Fotoğraf yok mu?

Var!

Video yok mu?

O da var!

Vatandaş “Çöplerimiz alınmıyor” diyor. Biz de vatandaşın iddiasını haberleştiriyoruz.

Siz vatandaşın söylediğini doğru kabul etmeyebilirsiniz. Kurum olarak farklı bir açıklama da yapabilirsiniz. Bu sizin en doğal hakkınızdır.

Ancak vatandaşın şikâyetini yayımlayan gazeteyi “yanıltıcı haber yapmakla” suçlamak, sorunu çözmek değildir.

Mülki amirler köy ziyaretlerinde vatandaşların sorunlarını dinliyor. Köylü bir talepte bulunduğunda yetkililere “Not alın, gereğini yapın” talimatı veriliyor.

Daha kısa süre önce Çalı Köyü’nde vatandaşlar sorunlarını Edirne Valisi’ne iletti. Vali Bey vatandaşları dinledi, taleplerin not alınmasını ve gereğinin yapılmasını istedi.

Kimse vatandaşa, “Önce iddianı resmî makamlardan doğrulat” demedi.

Çünkü vatandaşın görevi belge düzenlemek değil, yaşadığı sorunu anlatmaktır.

Basının görevi de vatandaşın sesini duyurmaktır.

Biz hüküm vermedik.

“Birlik çalışmıyor” demedik.

“Salarlı Köyü’nde bir vatandaş çöplerin uzun süredir alınmadığını iddia ediyor” diyerek görüntüleri kamuoyuyla paylaştık.

Üstelik birkaç gün önce köylere daha hızlı ve verimli hizmet götürülmesi amacıyla yeni bir çöp kamyonunun araç filosuna katıldığı yine kamuoyuna açıklanmıştı.

Yeni araç alınmış olabilir.

Çalışma programı hazırlanmış olabilir.

Personel özveriyle çalışıyor da olabilir.

Fakat Salarlı Köyü’nde çöplerin başında duran fotoğraflar da ortadadır.

Vatandaşın şikâyetine cevap vermek yerine gazeteyi suçlamak kolaydır.

Zor olan, o çöpleri kaldırmak ve vatandaşa hizmet götürmektir.

Hür Gazete olarak kimsenin itibarını zedelemek gibi bir amacımız yoktur.

Ancak vatandaşın yaşadığı sorunu da halının altına süpürmeyiz.

Çünkü biz, makamların değil halkın sesiyiz.

Basın açıklaması yapmak hakkınızdır.

Bizim de soru sormak ve vatandaşın sesini duyurmak görevimizdir.

Son sözümüz şudur:

Çöp yoksa görüntülerdeki nedir?

Şikâyet gerçek dışıysa konuşan vatandaş kimdir?

Haber yanıltıcıysa fotoğrafı ve videoyu nasıl açıklıyorsunuz?

Açıklama yapmakla çöp toplanmıyor Sayın Müdürüm.

Çöpü açıklama değil, kamyon kaldırır!

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL