
Sevgili okurlarım,Uzunköprü’de Tarihi Taşköprü’nün restorasyonunda sona yaklaşıyoruz.Beş yıldır kapalı.Peki açıldığında ne olacak?Araç trafiğine açılacak mı, yoksa yalnızca yayalara mı bırakılacak? Benim asıl merak ettiğim bu.Çevre yolu yapılmadan önce Edirne tarafından..
Sevgili okurlarım,Uzunköprü’de Tarihi Taşköprü’nün restorasyonunda sona yaklaşıyoruz.Beş yıldır kapalı.Peki açıldığında ne olacak?Araç trafiğine açılacak mı, yoksa yalnızca yayalara mı bırakılacak?
Benim asıl merak ettiğim bu.Çevre yolu yapılmadan önce Edirne tarafından gelen araçlar Tarihi Uzunköprü’den geçer, şehir merkezine girerdi. İnsan durur, alışveriş yapar, yemek yerdi. Esnaf kazanırdı.Yani köprü yalnızca iki yakayı değil, insanı çarşıya bağlıyordu.Çevre yolu yapıldı, trafik dışarı çıktı. Ardından köprü restorasyona kapandı.
Çarşı eski hareketliliğini arıyor.Şimdi soruyorum:Restore edilen köprü çarşıya nasıl katkı sağlayacak?Ağır vasıta elbette geçmesin. Ancak tarihi yapıya zarar vermeyecek kontrollü hafif araç geçişi mümkün mü?Değilse açıklansın.Köprü yalnızca yayalara bırakılacaksa, turizm projesini de görelim.Turist 1,4 kilometrelik köprüde yürüyecek.Sonra aşağıya bakacak:Ergene…
Sevgili okurlarım,Ergene konusunda benim hafızam yalnızca gazete arşivlerinden ibaret değil.
Yıllar önce Kanal T’de Hürriyet Turnalı’nın sunduğu Ergene programına canlı yayın konuğu olarak katılmıştım.Kirlilik konuşulurken kadınlara yönelik, mealen;“Ağda yaptırmanıza gerek yok. Bacaklarınızı Ergene’ye sokun, bir tane tüyünüz kalmaz”denilmişti.Acı ama Ergene’nin geldiği noktayı anlatan bir kara mizahtı.Aradan yıllar geçti.Hür Gazete olarak 26 Eylül 2008’de çıktığımız yayın yolculuğunda birkaç gün sonra 18 yılı tamamlayıp 19. yayın yılımıza giriyoruz.Bu yıllarda Ergene için neler dinlemedik ki…Bakanlar geldi, milletvekilleri geldi, siyasetçiler geldi.Projeler anlatıldı, tarihler verildi.“Ergene temizlenecek” denildi.Hatta dönemin Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, iki yıl sonra hep birlikte Ergene’de balık tutacağımızı söyledi.Yıl 2026.Soruyorum:Hani Ergene’de balık tutacaktık?Balığı bıraktık…Ergene ne zaman temiz akacak?Elbette Ergene için yatırımlar yapıldı. Bunları yok saymak gazetecilik olmaz.Ama verilen sözleri unutmak da gazetecilik olmaz.
Ben projeye değil, sonuca bakıyorum.Tarihi köprümüzü yüz milyonlarca lira harcayarak ayağa kaldırırken altından akan Ergene’yi ve hemen yanı başındaki çarşıyı birlikte düşünmek zorundayız.
Üstelik çarşının meselesi yalnızca köprü değil.Uzunköprü giderek Cumhuriyet Mahallesi yönüne kayıyor.
Nüfus oraya gidiyor. Yeni yapılaşma orada. Hastane orada. Adliye de o bölgeye gidiyor.
Peki çarşıda ne kalıyor?Bankalar…Onlar da olmasa şehir merkezindeki insan hareketini ne sağlayacak?Yanlış anlaşılmasın.Cumhuriyet Mahallesi elbette büyüsün, gelişsin.Ama bir mahalleyi büyütürken Uzunköprü’nün tarihi merkezini kurutmayalım.Diğer tarafta OSB gelişiyor. Yatırımcılar geliyor, fabrikalardan söz ediliyor.Gelsinler.Ama tarımla sanayiyi buluşturalım. Buğdayımızı, ayçiçeğimizi, çeltiğimizi burada işleyelim.Çiftçi kazansın, işçi kazansın, esnaf kazansın.Uzunköprü kazansın.
Sevgili okurlarım,Köprü, Ergene, çarşı, Cumhuriyet Mahallesi ve OSB birbirinden ayrı meseleler değil.
Hepsi aynı soruya çıkıyor:Nasıl bir Uzunköprü istiyoruz?Bugün bunun planını yapmazsak yarın köprümüz pırıl pırıl olur, OSB’de fabrikalar yükselir, Cumhuriyet Mahallesi büyür…Ama dönüp çarşıya baktığımızda kepenkleri kapalı görürsek iş işten geçmiş olabilir.Çünkü şehirler bir günde ölmez.
Önce trafik gider.Sonra kurumlar gider.Ardından insanlar gider.En son esnaf kepengi indirir.Mesele Cumhuriyet Mahallesi’nin büyümesini durdurmak değil.Uzunköprü büyürken eski Uzunköprü’yü kaybetmemektir.Onun için 19. yayın yılımıza girerken iki soruyu sormaya devam ediyorum:
ERGENE NE ZAMAN TEMİZ AKACAK?BU ÇARŞI NE OLACAK?Kalın sağlıcakla.


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)