
SEVGİLİ OKURLARIM… Bu hafta Hür Gazete’nin manşetinde hepimizin yüreğini yakan bir haber vardı. “279 YILLIK TARİH KÜL OLDU…” Uzunköprü’ye bağlı Yağmurca Köyü girişinde bulunan, yaklaşık 279 yıllık Anıt Meşe Ağacı,..
SEVGİLİ OKURLARIM…
Bu hafta Hür Gazete’nin manşetinde hepimizin yüreğini yakan bir haber vardı.
“279 YILLIK TARİH KÜL OLDU…”
Uzunköprü’ye bağlı Yağmurca Köyü girişinde bulunan, yaklaşık 279 yıllık Anıt Meşe Ağacı, 1 Ağustos’ta çıkan anız yangınında yok oldu.
Belki dışarıdan bakanlar için bu sadece bir ağaçtı…
Ama bizim için öyle değildi.
O, Kestanbolu ile Yağmurca’nın simgesiydi.
O, çocukluğumuzdu…
O, gençliğimizdi…
O, anılarımızdı…
Gençliğe ilk adım attığım yıllarda köyüme her gidişimde yolum mutlaka Büyük Ağaç’ın altından geçerdi. Bayramlarda gençlerle birlikte o ağacın etrafında yürür, gölgesinde saatler geçirirdik. Sadece ben değil; o köyde yaşayan hemen herkes, hayatının bir döneminde o ağacın altında serinledi, sohbet etti, belki birkaç yudum içeceğini içti, belki de sevdiğinin elini ilk kez orada tuttu.
Kaç bayram gördü…
Kaç düğün gördü…
Kaç gelini uğurladı…
Kaç askeri vatana gönderdi…
Kaç cenazeye sessizce tanıklık etti…
Kaç kuşağı büyüttü…
Bilmiyoruz…
Ama bildiğimiz tek şey var…
1 Ağustos 2026 günü yalnızca bir anıt ağaç yanmadı.
Bir tarih yandı…
Bir hafıza yandı…
Bir köyün ortak anıları kül oldu.
Geçmiş dönem Uzunköprü Halk Eğitim Merkezi Müdürü, köylümüz ve akrabamız Hakan Çiçek’in sosyal medya hesabında paylaştığı satırlar aslında hepimizin duygularına tercüman oldu.
“O köyümüzün tarihiydi…
Geçmişiydi…
Hepimizin bu hayattaki şahidiydi…
Artık yok…
Kıymetini bilemedik…”
Gerçekten de öyle…
Bugün geriye sadece yanmış bir gövde kaldı.
Ama o gövdeye her baktığımızda çocukluğumuzu, bayramlarımızı, sevdiklerimizi ve geçmişimizi hatırlayacağız.
______________
Sevgili okurlarım,
Bu hafta açıklanan bir başka gündem ise enflasyon rakamlarıydı.
TÜİK, Temmuz ayı enflasyonunu aylık yüzde 1,78, yıllık ise yüzde 31,75 olarak açıkladı.
Rakamlar böyle söylüyor…
Peki ya çarşı?
Pazar?
Market?
Vatandaşın mutfağı?
Hür Gazete olarak mikrofon uzattığımız vatandaşların ortak cümlesi şuydu:
“Resmî enflasyon başka, bizim yaşadığımız enflasyon başka…”
Bir emekli, aynı maaşla her geçen gün daha az alışveriş yaptığını söylüyor.
Bir esnaf, elektrikten kiraya kadar her kalemde maliyetlerin arttığını anlatıyor.
Ev hanımları ise artık markete hesap makinesiyle girdiklerini ifade ediyor.
Ekonomi yönetimi uygulanan programın sonuç verdiğini savunuyor olabilir.
Ancak vatandaşın hissettiği ekonomi, açıklanan tablolarla aynı değil.
Çünkü vatandaş için en doğru enflasyon hesabı, market kasasında çıkan fiştir.
______________
Sevgili okurlarım,
Geçtiğimiz hafta ise yüreğimizi yakan iki acı haber daha aldık.
Çöpköy ve Karapurçek köylerinden iki genç kardeşimizi motosiklet kazalarında kaybettik.
Allah her ikisine de rahmet eylesin.
Mekânları cennet olsun.
Geride gözyaşları içinde anne babalar, kardeşler ve sevenleri kaldı.
Bir kez daha hatırlatmak istiyorum…
Hangi aracı kullanırsak kullanalım…
Trafik kurallarına uyalım.
Kaskımızı takalım.
Emniyet kemerimizi bağlayalım.
Hız yapmayalım.
Polis ve jandarma ceza yazdığında çoğu zaman kızıyoruz.
Oysa o cezalar vatandaşın cebinden para almak için değil, canını korumak için yazılıyor.
Keşke hiçbir anne evladının ardından gözyaşı dökmese…
Keşke hiçbir eş, hiçbir çocuk, hiçbir baba böyle acılar yaşamak zorunda kalmasa…
Hayatın telafisi var…
Ama kaybedilen bir canın yok.
Sağlıklı, huzurlu ve umut dolu günlerde buluşmak dileğiyle…
Kalın sağlıcakla…


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)