Köşe Yazarlarımız

SELİM BEKAR YAZDI:ANKARA’DA KURULTAY, UZUNKÖPRÜ’DE GEÇİM DERDİ

Sevgili Okurlarım, 2 Haziran 2026 Salı günü gözler Ankara’daydı. Günlerdir CHP Grup Toplantısı’nın yapılıp yapılamayacağı tartışılıyordu. Ancak CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirilen grup toplantısı, parti tabanında ve kamuoyunda..

SELİM BEKAR YAZDI:ANKARA’DA KURULTAY, UZUNKÖPRÜ’DE GEÇİM DERDİ

Sevgili Okurlarım,

2 Haziran 2026 Salı günü gözler Ankara’daydı. Günlerdir CHP Grup Toplantısı’nın yapılıp yapılamayacağı tartışılıyordu. Ancak CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirilen grup toplantısı, parti tabanında ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Toplantı salonunda Edirne örgütü de güçlü şekilde yer aldı. Uzunköprü’den CHP İlçe Başkanı Osman Aydın, Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, geçmiş dönem Edirne Milletvekili Rasim Çakır ve kurultay delegeleri Ankara’daydı.

Edirne’nin 9 kurultay delegesinden 8’i olağanüstü kurultay çağrısına destek veren imzalarını teslim etti. İmza vermeyen tek isim ise geçmiş dönem Uzunköprü Belediye Başkanı ve kurultay delegesi Özlem Becan oldu.

Elbette her siyasetçinin kendi siyasi tercihi vardır. Ancak siyasetçinin aldığı tavır da seçmenin değerlendirmesine açıktır. Bugün verilen kararların yarın sandıkta nasıl karşılık bulacağını zaman gösterecektir.

Köşemi yazdığım sırada Yüksek Seçim Kurulu’nun CHP’nin yaptığı başvuruya ilişkin gerekçeli ret kararı da kamuoyuna yansıdı.

YSK, CHP’nin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin “mutlak butlan” ve ihtiyati tedbir kararına ilişkin yaptığı başvuruyu reddetti. Ancak açıklanan gerekçeli karar, kamuoyunda oluşan bazı yanlış değerlendirmeleri de beraberinde getirdi.

YSK’nın kararı ilk bakışta CHP yönetimi açısından olumlu bir gelişme gibi görünse de kararın içeriği incelendiğinde YSK’nın davanın esasına girmediği görülüyor.

Kurul, kurultayın geçerli ya da geçersiz olduğuna ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmadı. YSK yalnızca, tartışmanın devam eden bir seçim veya kurultaya ilişkin olmadığını, geçmişte yapılmış bir kurultayla ilgili olduğunu belirterek konunun kendi görev alanına girmediğini ifade etti.

Kararda yer alan;

“Bu nedenle YSK tarafından seçim iş ve işlemlerinin yürütülmesine ya da devamına yönelik bu aşamada alınması gereken bir karar bulunmamaktadır.”

ifadeleri, YSK’nın kurultay hakkında hüküm vermediğini açıkça ortaya koyuyor.

Kararın en somut sonucu ise mevcut CHP yönetiminde herhangi bir değişiklik yaratmaması oldu. Genel Başkan Özgür Özel ve mevcut Parti Meclisi görevlerini sürdürmeye devam edecek.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var.

YSK, “Mutlak butlan vardır” demedi.

YSK, “Mutlak butlan yoktur” da demedi.

Sadece bu konuda karar verecek makamın kendisi olmadığını söyledi.

Dolayısıyla CHP kurultayına ilişkin hukuki tartışma sona ermiş değil. Süreç bundan sonra ilgili mahkemelerde devam edecek ve nihai değerlendirmeyi yargı yapacak. Elbette bunun bir hukuki değerlendirme olduğunu ve son sözü mahkemelerin söyleyeceğini de belirtelim.

Ancak Ankara’da siyaset böylesine hararetliyken, Uzunköprü’nün ve Trakya’nın asıl gündemi çok daha farklı…

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçiyi adeta ayağa kaldırdı. Tepkinin en net adreslerinden biri de Uzunköprü Ziraat Odası oldu.

Başkan Cemal Durmaz ve yönetimi tarafından yapılan açıklamada çiftçinin artık üretmekte zorlandığı açık bir şekilde ifade edildi.

Durmaz’ın sözleri aslında tarladaki gerçeğin özetiydi:

“Son yıllarda mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama ve işçilik giderlerinde çok ciddi artışlar yaşandı. Açıklanan 16,50 TL’lik fiyat bırakın çiftçinin kazanmasını, maliyetini karşılamaktan bile uzaktır.”

Haklı bir soru sormak gerekiyor:

Mazot ikiye katlanmışken, gübre fiyatları sürekli artarken, elektrik ve sulama maliyetleri çiftçinin belini bükerken açıklanan fiyatla üretici nasıl ayakta kalacak?

Bugün köy kahvelerinde konuşulan konu CHP kurultayı değil…

Bugün köy kahvelerinde konuşulan konu buğdayın kaç liraya satılacağı, borcun nasıl ödeneceği ve gelecek yıl ekim yapılıp yapılmayacağıdır.

Çiftçi artık kazanmak istemiyor; zarar etmemek istiyor.

İşte meselenin özü burada.

Eğer üretici tarladan çekilirse sadece çiftçi kaybetmez. Esnaf kaybeder, sanayici kaybeder, ilçe kaybeder, ülke kaybeder.

Çünkü Uzunköprü’nün ekonomisi tarımla dönüyor.

Sevgili Okurlarım,

Ankara’da kurultay hesapları yapılırken, Uzunköprü’de çiftçi hesabını traktörünün deposuna koyduğu mazotla yapıyor.

Siyaset kulislerinde imzalar konuşulurken, köy kahvelerinde borçlar konuşuluyor.

Genel merkezlerde koltuk tartışmaları sürerken, üretici tarlasını ekip ekemeyeceğini düşünüyor.

Bir tarafta parti içi mücadeleler, diğer tarafta geçim mücadelesi…

Ancak unutulmamalıdır ki bu ülkenin gerçek gündemi ne mahkeme koridorlarıdır ne de kurultay salonlarıdır.

Bu ülkenin gerçek gündemi; üreten çiftçi, alın teri döken işçi, geçim derdi yaşayan emekli ve geleceğinden kaygı duyan gençlerdir.

Çünkü siyaset günü geldiğinde yeniden yapılır.

Ama ekilmeyen toprak, kapanan işletme ve üretimden vazgeçen çiftçi kolay kolay geri gelmez.

Bugün Ankara’nın duyması gereken ses; kurultay salonlarından değil, Uzunköprü’nün tarlalarından, köylerinden ve üreticilerinden yükselen sestir.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL