Köşe Yazarlarımız

SELİM BEKAR YAZDI:34 KÖYÜN BEKLEDİĞİ KÖPRÜDE SES SEDA YOK!

Sevgili okurlarım,19 Ocak 2026 tarihinde yaptığımız haber, Uzunköprü ve Meriç hattında yaşayan vatandaşlarımızı umutlandırmıştı. Çünkü mesele sıradan bir yol meselesi değildi. Mesele; 34 köyün ulaşımı, yüzlerce vatandaşın günlük hayatı, çiftçinin..

SELİM BEKAR YAZDI:34 KÖYÜN BEKLEDİĞİ KÖPRÜDE SES SEDA YOK!

Sevgili okurlarım,19 Ocak 2026 tarihinde yaptığımız haber, Uzunköprü ve Meriç hattında yaşayan vatandaşlarımızı umutlandırmıştı. Çünkü mesele sıradan bir yol meselesi değildi. Mesele; 34 köyün ulaşımı, yüzlerce vatandaşın günlük hayatı, çiftçinin tarlaya gidişi, esnafın maliyeti, öğrencinin yolu, hastanın hastaneye erişimiydi.Ergene Nehri üzerine yapılması planlanan yeni köprü için toplantılar yapılmış, kurum temsilcileri bir araya gelmiş, açıklamalar yapılmıştı. Hatta hedef de netti: 2026 yılı sonu.Peki bugün neredeyiz?

 

Aradan yaklaşık 4 ay geçti.Ne bir kazma sesi duyduk, ne bir somut adım gördük, ne de kamuoyunu rahatlatacak net bir açıklama yapıldı.O günlerde “34 köy faydalanacak” denildi.“Ulaşım kısalacak” denildi.“Alternatif güzergâh oluşacak” denildi.“Uzunköprü’nün trafik yükü hafifleyecek” denildi.

Ama bugün vatandaşın sorduğu soru çok basit:Bu köprü ne oldu?

 

Tarihi Uzunköprü’nün trafiğe kapatılmasının ardından özellikle köylerden ilçe merkezine gelen vatandaşlar ciddi mağduriyet yaşıyor. Bazı güzergâhlarda günlük ortalama 12 kilometrelik ek yol; vatandaşın cebine yakıt masrafı, çiftçinin hanesine zaman kaybı, bölge ekonomisine ise gereksiz maliyet olarak yazılıyor.Arazi toplulaştırması kapsamında mezbaha arkasından başlayıp Ergene Stadı önüne kadar uzanan tarla yolu hazırlandı. Ancak o yolun gerçek anlamda kullanılabilmesi için Ergene üzerine yapılacak köprü şart. Yani mesele ortada duruyor:Yol var, köprü yok.15 Ocak’ta Uzunköprü Ticaret Borsası Toplantı Salonu’nda Kaymakam Muammer Köken’in ev sahipliğinde önemli bir toplantı yapılmıştı. Belediye başkanları, DSİ, Karayolları, İl Özel İdaresi, muhtarlar ve ilgili kurumlar masadaydı. Toplantının ardından “efradını cami, ağyarını mani” bir rapor hazırlanacağı belirtilmişti.

 

Güzel söz…Ama vatandaş artık söz değil, sonuç bekliyor.Bu köprü sadece beton ve demirden ibaret değildir. Bu köprü, Uzunköprü ile Meriç arasındaki bağı güçlendirecek, köylerin yükünü hafifletecek, Atatürk ve Kavak Mahalleleri’ndeki trafik baskısını azaltacak hayati bir ihtiyaçtır.Buradan yetkililere açık çağrımızdırBu proje hangi aşamada?Rapor hazırlandı mı?Kurumlar arasında görev paylaşımı yapıldı mı?Finansman belli mi?2026 sonu hedefi hâlâ geçerli mi?Uzunköprü ve Meriç halkı cevap bekliyor.

Çünkü bu memlekette en büyük sorunlardan biri, projelerin toplantı salonlarında alkışla başlayıp, aylar sonra sessizliğe gömülmesidir.Biz Hür Gazete olarak bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.34 köyün beklediği köprü için artık takvim netleşmeli, kamuoyu bilgilendirilmeli ve süreç hızlandırılmalıdır.Unutulmasın;Yolu kısaltan her hizmet, vatandaşın hayatını kolaylaştırır.

Ama geciken her hizmet de vatandaşın sabrını tüketir.

 

1 Mayıs: Sözün Değil, Emeğin Günü:Sevgili okurlarım,Yarın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü…

Sokaklar, meydanlar sadece bir takvim gününü değil; emeğin, alın terinin, adalet arayışının sesini taşıyacak.**DİSK / Genel-İş Şube Sekreteri Caner Makascı’nın çağrısı da bu gerçeği bir kez daha hatırlatıyor:“İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma gününde emeğimizin hakkı için; gelirde, vergide, ülkede adalet için; yurtta ve dünyada barış için; gerçek bir demokrasi için 1 Mayıs meydanlarında birleşelim.”

Bugün işçinin en büyük derdi geçim.Ama mesele sadece maaş değil.Bu düzende vergide adalet yok.

İşçi, çoğu zaman patronundan daha fazla yük taşıyor.Dolaylı vergilerle dolan hazine, yine halkın cebinden çıkıyor ama halka dönmüyor.Eğitimden sağlığa, barınmadan ulaşıma kadar en temel haklar bile giderek piyasalaşıyor.Çocukların bir öğün yemeği tartışma konusu oluyorsa, burada sadece ekonomik değil, vicdani bir sorun da vardır.Ve daha da önemlisi…İtiraz edenin susturulduğu, hak arayanın baskı gördüğü bir düzende; demokrasi sadece bir kelimeye dönüşür.Bu yüzden 1 Mayıs sadece bir kutlama değil, aynı zamanda bir hatırlatmadır:Gücümüz birliğimizden gelir.

Nasıl ki 34 köy bir köprü bekliyorsa,nasıl ki vatandaş hizmetin zamanında gelmesini istiyorsa,

aynı şekilde emekçi de hakkını, adaletini, geleceğini talep ediyor.

Son söz:Köprüler sadece nehirlerin üzerine kurulmaz…Adalet varsa, toplumun üzerine de kurulur.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL