Köşe Yazarlarımız

SELİM BEKAR YAZDI: YENİ PARTİ NEREDE DURUYOR? ÖZGÜR ÖZEL NE YAPMAK İSTİYOR?

Sevgili okurlarım,Geçtiğimiz yazımda bir cümlenin özellikle altını çizmiştim:“Destek başka şeydir, biat başka şeydir.”Bir de şunu söylemiştim:“Bugün desteklediğim siyasi hareket yanlış yaparsa onu da yazarım.”Pazartesi oldu…Şimdi o sözün gereğini yapma zamanı.Bugün..

SELİM BEKAR YAZDI: YENİ PARTİ NEREDE DURUYOR? ÖZGÜR ÖZEL NE YAPMAK İSTİYOR?

Sevgili okurlarım,Geçtiğimiz yazımda bir cümlenin özellikle altını çizmiştim:“Destek başka şeydir, biat başka şeydir.”Bir de şunu söylemiştim:“Bugün desteklediğim siyasi hareket yanlış yaparsa onu da yazarım.”Pazartesi oldu…Şimdi o sözün gereğini yapma zamanı.Bugün iktidara değil, uzaktaki bir siyasi partiye hiç değil;destek verdiğimizi açıkça söylediğimiz YENİ Parti’ye soracağım.Çünkü gazetecilik sadece karşı olduğuna soru sormak değildir.Asıl mesele, desteklediğine de aynı soruyu sorabilmektir.O halde başlayalım…

HEM “EVET” HEM 17 SAYFA “AMA”!

YENİ Parti, çözüm süreci kapsamında hazırlanan Çerçeve Yasa’ya “evet” diyor.Ardından tam 17 sayfalık ek görüş hazırlıyor.Peki ne diyor?Meclis pasifleştiriliyor…Cumhurbaşkanı süreçte “mutlak yetkili” hale getiriliyor…Kurulların yetkileri belirsiz…Şeffaflık tartışmalı…Dokunulmazlık maddesi sorunlu…Teklifin hazırlanış biçimi hukuken eksik…Ben burada biraz duruyorum.Bir kahve alıyorum.Bir daha okuyorum.Sonra soruyorum:Bu kadar “ama” varsa, o “EVET” neyin evetiydi?Atalarımız boşuna söylememiş:“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!”Bir el Meclis’te “evet” için kalkıyor.Kalem masaya gelince 17 sayfa itiraz yazıyor.Sevgili okurlarım;Vatandaş hangisine inanacak?Kaldırılan ele mi?

Yazılan 17 sayfaya mı?

SAYIN ÖZEL, SİZ NEYİ DESTEKLEDİNİZ?

Sayın Özgür Özel…Madem teklif Meclis’i pasifleştiriyor;Neden evet?Madem Cumhurbaşkanını süreçte aşırı yetkilendiriyor;Neden evet?Madem hazırlanış şeklini hukuken sorunlu buluyorsunuz;Neden evet?Madem dokunulmazlık düzenlemesinden rahatsızsınız;Neden evet?Belki benim anlayamadığım ince bir siyaset vardır.Anlatın, biz de anlayalım.Ama siyaset vatandaşın anlayamayacağı kadar karmaşık hale geliyorsa orada da başka bir problem vardır.Bizim oralarda siyaset daha basittir:

Doğruysa “doğru” dersin.Yanlışsa “yanlış” dersin.Hem “evet” deyip hem arkasından sayfalarca “ama” yazarsan, vatandaşın kafasında soru işareti bırakırsın.

BARIŞA KİM KARŞI ÇIKAR?

Terör bitsin.Silahlar sussun.Askerimiz, polisimiz şehit olmasın.Analar ağlamasın.Buna kim karşı çıkabilir?Ben çıkmam.Ama gazeteci olarak bir soru daha sorarım:Nasıl?Af olacak mı?Kim yararlanacak? Terör örgütü mensupları için nasıl bir hukuki yol izlenecek?Süreçte görev alanlara neden dokunulmazlık gerekiyor?Meclis’in yetkisi ne olacak?Millet ne kadarını bilecek?Şehit aileleri ve gazilerin itirazları nasıl karşılanacak?Bunları sormak barışa karşı çıkmak değildir.Bunları sormamak gazetecilik değildir.

DEMOKRASİ ELBETTE, AMA…

YENİ Parti’nin demokratikleşme çağrılarının önemli bölümüne itirazım yok.Yargı bağımsız olsun.

İfade özgürlüğü genişlesin.Liyakat olsun.Hukuk herkese eşit uygulansın.Ama burada hassas bir çizgi var.Demokrasi, terör örgütü istedi diye yapılmaz.Demokrasi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının hakkı olduğu için geliştirilir.Hukuk devleti bir pazarlığın karşılığı değil, devletin zaten yerine getirmesi gereken görevidir.Bu ayrımı doğru yapmak gerekiyor.

YENİ PARTİ’NİN KIRMIZI ÇİZGİSİ NEREDE?

Sayın Özgür Özel,Ben bugün asıl bunu merak ediyorum.YENİ Parti’nin bu süreçte kırmızı çizgisi nedir?

Nereye kadar “evet”?Hangi noktada?“Buraya kadar!”diyeceksiniz?Af konusunda tavrınız ne?Şehit ailelerinin ve gazilerin kabul etmeyeceği bir düzenleme önünüze gelirse ne yapacaksınız?Meclis’in etkisizleştirildiğini düşündüğünüz bir sürece ne kadar destek vereceksiniz?Bunların cevabı açık olmalı.

Çünkü “barış” güzel bir kelime.Ama devlet yönetimi yalnızca güzel kelimelerle olmaz.Atalarımız ne demiş:“Dereyi görmeden paçayı sıvama.”Türkiye geçmişte de çözüm süreçleri gördü.Bu nedenle milletin bugün daha temkinli olmasını kimse yadırgamasın.

DESTEK VERDİK DİYE SUSACAK MIYIZ?

Şimdi bazıları sorabilir:“YENİ Parti’ye destek veriyorsunuz, neden eleştiriyorsunuz?”Cevabı çok basit.

Tam da bunun için.Bizim desteğimiz açık çek değil.Doğru yaparsanız destekleriz.Yanlış yaparsanız eleştiririz.Anlayamadığımız yerde sorarız.Çünkü siyaset futbol takımı tutmak değildir.Forma bir kez giyildi diye her pozisyona alkış tutulmaz.Ben gazeteciyim.Kalecinin kendi kalesine attığı topa da;

“Ne güzel gol!”diyecek değilim.

YENİ OLMAK TABELAYLA OLMAZ

YENİ Parti yeni kuruldu.Yeni bir umut iddiasıyla yola çıktı.CHP’den neden ayrıldığınızı anlattınız.

Butlan dediniz.Demokrasi dediniz.Halkın iradesi dediniz.Dinledik.Destek de verdik.Ama artık başka bir sorunun cevabı gerekiyor.YENİ Parti Türkiye’ye ne öneriyor?Terör konusunda çizginiz nedir?Af konusunda tavrınız nedir?Devletin kırmızı çizgileri konusunda nerede duruyorsunuz?“Barış” derken sınırınız nedir?Çünkü yeni olmak sadece tabelanın başına “YENİ” yazmak değildir.Yeni bir siyaset ortaya koymaktır.

SON SÖZ

Sevgili okurlarım,Benim meselem YENİ Parti’yi yıpratmak değil.Ben destek verdiğim siyasi hareketin nerede durduğunu bilmek istiyorum.Çünkü Perşembe günü ne demiştik?“Destek başka şeydir, biat başka şeydir.”Bugün de o sözün arkasındayız.Ve tekrar soruyorum:YENİ PARTİ NEREDE DURUYOR?

Sayın Özgür Özel;Siz ne yapmak istiyorsunuz?17 sayfa boyunca sakıncalarını anlattığınız bir düzenlemeye neden “evet” dediniz?Süreçte kırmızı çizginiz nerede?Milletin önüne açıkça koyun.Belki cevabınız bizi ikna eder.Ama cevap gelmezse ortada şu görüntü kalıyor:El “evet”te…Kalem itirazda…

Ve biz yine aynı atasözünü hatırlıyoruz:“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!”Mesele YENİ Parti meselesi değil.Mesele Özgür Özel meselesi de değil.Mesele Türkiye.Desteklediğimize de soracağız.

Karşı olduğumuza da.Çünkü bizim bildiğimiz gazetecilik budur.Selim Bekar

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL