Köşe Yazarlarımız

MÜFİT DEMİRKOL YAZDI:TÜRKİYE’ Lİ OLMAK..

“Türkiyeli” olmak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan tüm bireyleri kapsayan, etnik kökenden bağımsız, coğrafi ve kültürel bir üst kimlik önerisidir. Türkiyelilik, Türk vatandaşı bireyleri kapsayan ulusal bir üst kimlik önerisidir. Türkiyeli..

MÜFİT DEMİRKOL YAZDI:TÜRKİYE’ Lİ  OLMAK..

“Türkiyeli” olmak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan tüm bireyleri kapsayan, etnik kökenden bağımsız, coğrafi ve kültürel bir üst kimlik önerisidir.

Türkiyelilik, Türk vatandaşı bireyleri kapsayan ulusal bir üst kimlik önerisidir. Türkiyeli kullanımı, Türkiye vatandaşı bireyler için kullanılan “Türk” kelimesinin aynı adlı etnik gruba atıfta bulunduğu ve Türkiyeli teriminin bu kelimeye karşı daha kapsayıcı olduğu öne sürülerek savunulmaktadır. Türk yerine Türkiyeli teriminin kullanılması akademi, medya ve politika alanlarında tartışmalı bir konudur.

Birçok ırkın sentezi olan Türkiye halkının isimlendirilme şekli. bazı vatandaşlar bu sentezin içinde olduklarını anlamadıkları için kendilerine Türk, Çerkez, Kürt, Rum diyerek saf ırk olduğu düşünü görmektedir. Ama Türkiyemizde saf ırk ne yazıkki yoktur. Bunu daha önceden ön gören Mustafa Kemal Atatürk ayrımcılıkları engellemek için Türkiyede yaşayan her vatandaşa ırk, din, dil ayırt etmeksizin “Türk” demiştir. fakat bazı yozlaşmış insanlar bunu yanlış anlayarak ırkçı bir propaganda olduğunu düşünüp bu kelimeyi Türkiyeli olarak değiştirmiştir.

Kimlik olusturma cabalari icerisinde uydurulmus, ulu onderin bize anlatmaya calistiklarindan hicbir sey anlamamis insanlarin kullanmak icin kastiklari terimdir. Zira kendisi zamanin butun kaliplasmis gorusleri parcalayip azinliklara gayet acik ve net “bakin biz su ve bu sebeplerden dolayi aslinda ayni butunun bolunmez parcalariyiz” diyerek butun yurdum insanlarini kucaklamis, onlari siniflandirmamistir. Bugun ise bazilari neredeyse bir asir once kurulmus ve bircok medeni ulkenin yakalamak icin yirtindigi bu guzel dengeyi golgelemek istemektedir.

Kısaca Turkiyeli yoktur, Turk milleti vardir. Daha da iyi aciklamak gerekirse, Turkiyeli Ermeni gibi bir tanimlama olmamalidir. Ermeni asilli Turktur. O bizim icin. bizden bir parcadir, bu milletin onemli bir degeridir, kulturudur.

Türkiye’de yaşayan insan topluluğuna Türk milleti denilmektedir. Bunu başka yollara çekip kompleks haline getirmenin bir manası da asla yoktur.Bu sifati kullanan insanlar yok, dedemin dedesi Arnavutmus, yok annemin gorumcesi Çerkes imis de derler. Mesela, halen anadili Türkçe olmayan ve bu durumun devamını bilinçli bir şekilde ve doğal olarak “arzulayan” bir takım “Türklerin” kendilerine Türk yerine denmesini tercih edebilecekleri bir adet sözcüktür. Türk kelimesinin anayasada öyle yazıyor diye gerçekten bütün Türkiye vatandaşlarını temsil etmediği devlet politikalarıyla tescil edilmiştir.  Türkiye cumhuriyeti devletine göre kuzey Irakta devlet kurmaları savaş sebebi olanlar, yukardaki tanıma göre “soydaş” kabul etmemiz gereken Kürtlerdir, “hakiki soydaş” Türkmenlerin korunması ise birinci önceliktir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu terimi ilk kullanımı, Rus-Rumen General Mihail Frunze’nin 1921’deki talimatnâmesini sunma törenindeki konuşmasında tespit edilmiştir. Atatürk, Türkiyeli kavramını birden çok maddede kullanmıştır. 2 Mart 1922 tarihinde Ankara’da elçilik binasında verilen şölende “Biz Türkiyeliler Asyaî bir milletiz, Asyaî bir devletiz.” demiştir.

Türkiyeli terimi Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında kabul edilen Muhamat kanununda (3 Nisan 1924) da kullanılmıştır. Harf Devrimi sonrası Dil Encümeni tarafından yeni alfabe ile hazırlanan imla lûgatında da yer almıştır.

İlk Cumhuriyet anayasası oluşturulurken, Rum ve Ermeni gibi gayrimüslim azınlıkların Türk olamayacağı öne sürülerek Türkiye vatandaşı her bireyin Türk olarak isimlendirilmesi kararı hakkında tartışmalar gerçekleşmiş, bu hususta Konya mebusu Naim Hazım’ın öne sürmüş olduğu Türk yerine Türkiyeli kullanılması için verilen önerge reddedilerek Hamdullah Suphi Bey’in “Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibarıyla Türk ıtlak olunur.” önergesi kabul edilmiştir.

2000’li yıllarda Türkiye’nin AB üyelik sürecinde Avrupa Birliği’nin desteği ile aldığı politik reformlar çerçevesinde Türkiyeli üst kimliği yeniden gündeme gelmiştir. Ekim 2004’te Başbakanlık desteğiyle yayımlanan Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Çalışma Grubu Raporu’nda anayasada Türk yerine Türkiyeli teriminin kullanılması önerisi Türkiye’de geniş çaplı tartışmalara neden olmuştur.

2011 yılında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan mecliste şöyle bir konuşma yapmıştır: “Türkiyeli demekten de rahatsız değilim. Onu da söyleyeyim size açıkça. Hiç rahatsız değilim. Evet, ben bu vatanın, bu milletin evladıyım ve Türkiyeliyim; bundan da rahatsız değilim.”

20 Temmuz 2023 günü Türk Dil Kurumu (TDK), bazı sözcüklerin yazımında değişiklik yaparken, Türkiyeli sözcüğünün tanımını yaparken Türk kelimesine yönlendirme yapmaması tartışmalara neden oldu.

TDK’nın Fransalı ifadesini Fransız, Yunanistanlı ifadesini Yunan sözcüğüne yönlendirmesiyle karşılaştırıldığında, Türkiyeli sözcüğünün Türk kelimesine yönlendirilmediği görülmüş idi. Bu durum, son dönemde çeşitli çevrelerce sürdürülen ‘Türkiyelilik’ tartışmasını akıllara getirdi. Ancak, özellikle Twitter gibi sosyal medya platformlarında kısa sürede artan tepkilerin ardından TDK, “Türkiyeli” kelimesini sözlükten kaldırdı.

TDK, “Türkiyeli” kelimesi için “Türkiye’de yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse” tanımını uygun görülmüş idi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 1982 Anayasası’nın 66 ncı maddesinde Türk’ün tarifi “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağı olan herkes Türk’tür.” şeklindedir.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL