
Hrant Dink hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesini ihlal etmekten davalar açıldı. Ermeni Diasporası’na 1915 olayları için soykırım kelimesini içermeyen daha yumuşak muhalefet yürütmeleri çağrısında bulundu. 2002 yılında Şanlıurfa’da verdiği..
Hrant Dink hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesini ihlal etmekten davalar açıldı.
Ermeni Diasporası’na 1915 olayları için soykırım kelimesini içermeyen daha yumuşak muhalefet
yürütmeleri çağrısında bulundu. 2002 yılında Şanlıurfa’da verdiği bir konferansta “Ben Türk değil,
Türkiyeliyim ve Ermeniyim” dediği için “Türklüğü aşağılamaktan” üç yıl yargılanarak beraat etti. 13 Şubat 2004’te yayımlanan bir makalesindeki “‘Türk’ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan,Ermeni’nin Ermenistan’la kuracağı asil damarında mevcuttur.” sözleri nedeniyle 301. maddeden”Türklüğe hakaret” suçlamasıyla yargılandı ve aksi yönde verilen bilirkişi raporuna rağmen altı ay hapiscezası aldı, cezası ertelendi.
Bilirkişi raporuna göre, “Ermeni Kimliği” üst başlığı altında sekiz yazıdan oluşan yazı dizisinin
“‘Türk’ten Kurtulmak” başlıklı yedinci yazısında yer alan söz konusu cümle genel bağlamı içinde ele
alındığında görülmektedir ki, gerçekte Hrant Dink “Ermeni kimliğinde bir ruhsal sorun olarak ifade ettiği Türk olgusunu, yani 1915’te yaşananları Ermeni kimliğinin hayati bir unsuru olarak benimseyip, tüm çabaların ve birlikteliğin bu olgu üzerine kurulmasını, 1915 olaylarını soykırım olarak dünyaya kabul ettirme çabası ve inadından kurtulmak gerektiğini söylemektedir.Dink, daha önceki yazılarında da bu anlayış ve çabayı Ermeni kimliğini kemiren bir husus, ruhsal bozukluk ve zaman kaybı olarak nitelendirmektedir. Zehirli kan olarak ifade edilen husus, Türklük ya da
Türkler değil Ermeni kimliğinde yer alan, sanığın ifadesi ile hatalı anlayıştır. Tüm bu açıklamalar bir arada değerlendirildiğinde, sanığın ifadelerinin 159. maddede düzenlenen anlamda Türklüğü tahkir ve tezyif olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
Dink bu dava için AİHM’e başvurmaya hazırlanmaktaydı. Bunun dışında Dink’in yargılanmakta
olduğu iki dava daha vardı.”1915 de olan bir soykırımdı çünkü dört bin yıldır bu topraklarda yaşayan bir halk ve onun uygarlığı artık yok” şeklinde bir demeç verdi.Bu, 1915-1918 yılları arasında Osmanlı’da Ermeni Kırımı’ndaki olaylar konusunda Ermeni diasporasına yakın tutum sergilediğini gösterdi. Fakat onlardan ayrıştığı nokta şuydu: “Bu iddiaların temelini oluşturan Vahakn Dadrian’ın Ermeni toplumuyla Türk toplumunun arasının açılmasındanOsmanlı yönetimini sorumlu tutmasına rağmen, Hrant Dink bu durumun esas sorumlusunun Avrupaülkeleri olduğunu iddia ediyordu.”
Hrant Dink 19 Ocak 2007’de Şişli’de Halâskârgazi Caddesi üzerinde yer alan Agos merkez
binasının çıkışında gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Katil zanlısı 17 yaşındaki Ogün
Samast güvenlik kameralarından elde edilen görüntülerin yayınlanmasından sonra babası tarafından
polise ihbar edilerek Samsun otogarında sivil polis ve jandarma ekipleri tarafından yakalandı.
Dink 1909 yılından bu yana Türkiye’de suikast sonucu öldürülen 62. gazeteci oldu.İstanbul 14.
Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada suikastın ‘FETÖ’nün amaçları doğrultusunda işlendiğine’
hükmedildi.
15 Kasım 2023 tarihinde Dink’in katili Ogün Samast tahliye edildi.
Hrant Dink’in cenazesi 23 Ocak 2007 Salı günü Şişli’de Agos Gazetesi önünde bir törenle başladı.
Cenazeye katılanlar DİSK tarafından hazırlanan Türkçe, Ermenice ve Kürtçe “Hepimiz Hrant Dink’iz,
hepimiz Ermeniyiz!” yazılı dövizler taşıdı. Ayrıca topluluğun taşıdığı dövizlerin bazılarında ise Türk Ceza
Kanunu 301. maddesine atfen “Katil 301” yazıyordu. Topluluk Kumkapı’ya kadar yürüdü. Burada Surp
Asdvadzadzin Patriklik Kilisesi’nde yapılan dinî törenin ardından Hrant Dink Balıklı Ermeni Mezarlığı’nda
toprağa verildi. Cenaze törenine kimi kaynaklara göre 40 bin, kimilerine göre ise 100 bin kişi katıldı.
Ölümünden bir yıl sonra Lyon Belediyesi tarafından şehirdeki bir sokağa, Diyarbakır’da da Sur
Belediyesi tarafından Süryani ve Müslümanlar’ın bir arada yaşadığı bir sokağa Hrant Dink’in adının
verilmesi kararlaştırıldı.2010 yılında Kınalıada sahilindeki bir çocuk parkına Hrant Dink Çocuk Parkı ismi
verildi.Hrant Dink’in suikasta uğradığı Halâskârgazi Caddesi ile kesişen Ergenekon Caddesi’nin ismi de
Hrant Dink Caddesi olarak değiştirilmek istendi fakat bu talep 8 Şubat 2010 tarihinde İstanbul BüyükşehirBelediyesi Meclis oturumunda reddedildi.2013 yılında Malatya Belediyesi tarafından doğduğu evin bulunduğu Çavuşoğlu Mahallesi’ndeki
sokağa Hrant Dink adı verilmiştir.


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)